<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>...UYAN EY GÖZLERİM GAFLETTEN UYAN, UYAN UYKUSU ÇOK GÖZLERİM UYAN...</title>
        <description>Baharı beklediğim bir sonbahardayım... Ümitle ümitsizlik arası bir yerde...</description>
        <link>http://adimsonbahar.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 11:16:27 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title></title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/52767311.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/52767311.html</guid> 
            <description>&lt;table bgcolor=&quot;#ffffff&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;D&amp;uuml;nya zevkleri onu hi&amp;ccedil;bir zaman aldatmadı&lt;/td&gt; &lt;td align=&quot;right&quot;&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt; &lt;table align=&quot;right&quot; cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img src=&quot;http://medya.zaman.com.tr/2009/10/09/kirkinci.jpg&quot; align=&quot;right&quot; height=&quot;160&quot; width=&quot;199&quot; /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt; &lt;br /&gt;Mehmet Kırkıncı Hocaefendi, risalelerden dersler yapmaktadır. 1956 senesinde bir g&amp;uuml;n Fethullah G&amp;uuml;len Hocaefendi'yi de, kendisinin yapmış olduğu &amp;ccedil;arşamba sohbetlerine isterse gelebileceğini s&amp;ouml;yleyerek davet eder: &quot;1956'da tanıştık, 1966 yılına kadar beraber iman ve Kur'an'a ait hakikatleri okuduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu s&amp;uuml;re i&amp;ccedil;inde aramızda tatlı bir uhuvvet ve muhabbet teess&amp;uuml;s etmişti. Onunla birlikte ge&amp;ccedil;irdiğimiz zamanları tahattur ettik&amp;ccedil;e kendimi firdevs&amp;icirc; bir saadet i&amp;ccedil;erisinde hissediyorum. Hocaefendi, daha gen&amp;ccedil;liğinde ilim ve hikmetin feyyaz bir &amp;acirc;şığı idi. Hilkaten d&amp;uuml;r&amp;uuml;st, halim, iffetli bir gen&amp;ccedil; idi. M&amp;uuml;şfik ve merhametli idi. Her nutku bir belagat ve fesahat şaheseriydi. Hocaefendi, bizden bin adım ileri attı. Hari&amp;ccedil;teki hizmetleri ile de milletimizin dışarıdaki itibarını artırdı.&quot;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kırkıncı Hocaefendi, devam ediyor: &quot;Bazen cumaları m&amp;uuml;ft&amp;uuml; efendiden izin alarak herhangi bir camide vaaz ederdi Hocaefendi. Sabahtan &amp;ouml;ğleye kadar risaleden bazı yerleri &amp;ccedil;alışır, k&amp;uuml;rs&amp;uuml;ye &amp;ccedil;ıkar, kekelemeden konuşurdu. Bak ben kekeliyorum ama onda kekeleme yok. &amp;Ouml;yle bir hafızası var ki, 1966'ya kadar beraber bulunduğumuz her şey hafızasında. Onun vaaz ve nasihatlari en duygusuz insanı bile heyecana getirip ağlatır. D&amp;uuml;nya zevkleri onu hi&amp;ccedil;bir zaman aldatmadı. İbadetine d&amp;uuml;şk&amp;uuml;nd&amp;uuml;, geceleri tehecc&amp;uuml;d namazını kılar ve secdeye kapanarak saatlerce bu millet i&amp;ccedil;in dua ederdi. Dalalet.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/52767311.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2009 18:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sözün Özü</title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/sozun-ozu_52767081.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/sozun-ozu_52767081.html</guid> 
            <description>&lt;table cellpadding=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; width=&quot;410&quot;&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; valign=&quot;top&quot;&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td colspan=&quot;2&quot; width=&quot;100%&quot;&gt;Şayet neş'et ettiğiniz yerde kalıp kendinizi o &amp;ccedil;eperle sınırlandırmışsanız, Hızır'dan ders alsanız bile belli bir darlığı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksine her taraftan haberdar olabiliyor, her yeri &amp;acirc;deta avucunuzun i&amp;ccedil;i gibi biliyorsanız, işte ancak o zaman d&amp;uuml;nyanın geleceği adına &amp;uuml;mit vaat ettiğinizden bahsedilebilir. Yoksa rahatlıkla denilebilir ki, Amerika'da, Avrupa'da neş'et etseniz de belli bir darlığın mahk&amp;ucirc;mu h&amp;acirc;line gelirsiniz.&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/sozun-ozu_52767081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 Oct 2009 18:03:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Zekâtını vermeyenlere ibrettir Sâlebe'nin servet hırsı!</title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/zekatini-vermeyenlere-ibrettir-salebe-nin-servet-hirsi_51538131.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/zekatini-vermeyenlere-ibrettir-salebe-nin-servet-hirsi_51538131.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b&gt;&lt;a href=&quot;http://img03.blogcu.com/images/a/d/i/adimsonbahar/el_acmak_1253299280.jpg&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img03.blogcu.com/images/a/d/i/adimsonbahar/el_acmak_1253299280.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmed Şahin&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medine halkından S&amp;acirc;lebe, cami kuşu denecek derecede sofu bir insandı. T&amp;uuml;m namazlarını camide kılar, tek başına kılmaya pek razı olmazdı. Ne var ki bir ara kafayı zengin olmaya taktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka zengin olacaktı. Hayırlısı zengin olması mıydı değil miydi, hi&amp;ccedil; d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nm&amp;uuml;yor, ille de k&amp;ouml;şeyi d&amp;ouml;nmeyi istiyordu. Bu y&amp;uuml;zden tam &amp;uuml;&amp;ccedil; defa Efendimiz (sas)'e m&amp;uuml;racaat ederek zengin olması i&amp;ccedil;in dua etmesini istemiş, hatta sonuncusunda da yemin ederek demişti ki: Seni hak peygamber olarak g&amp;ouml;nderen Allah'a yemin ederim ki; zengin olursam yoksullara fazlasıyla yardımda bulunacağım!.. Bu s&amp;ouml;z ve ısrar sebebiyle Efendimiz de istediği duayı yapmış,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- S&amp;acirc;lebe'ye istediği malı ver ya Rab! diye niyazda bulunmuştu. Bundan sonra koyun alan S&amp;acirc;lebe'nin s&amp;uuml;r&amp;uuml;s&amp;uuml; kısa zamanda &amp;ouml;ylesine &amp;ccedil;oğaldı ki; cami kuşu S&amp;acirc;lebe, artık vakit namazlarını bırak cumalara dahi camiye gelemiyor, &amp;ccedil;&amp;ouml;lde s&amp;uuml;r&amp;uuml;s&amp;uuml;n&amp;uuml;n arkasında s&amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;p gidiyordu. Efendimiz, zaman zaman S&amp;acirc;lebe'yi soruyor, '&amp;Ccedil;&amp;ouml;lde koyunlarının peşindedir. Onun i&amp;ccedil;in camide g&amp;ouml;r&amp;uuml;nm&amp;uuml;yor.' dediklerinde,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yazık oldu S&amp;acirc;lebe'ye! diye hayıflanıyordu. İşte bu sıralarda Tevbe S&amp;ucirc;resi'ndeki zek&amp;acirc;t &amp;acirc;yeti nazil oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendimiz, imk&amp;acirc;n sahibi zenginlere memurlar g&amp;ouml;nderdi. Zek&amp;acirc;tlarını toplay.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/zekatini-vermeyenlere-ibrettir-salebe-nin-servet-hirsi_51538131.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2009 21:34:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Rahmet Kapılarını Açan Dualar</title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/rahmet-kapilarini-acan-dualar_51537631.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/rahmet-kapilarini-acan-dualar_51537631.html</guid> 
            <description>&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://img03.blogcu.com/images/a/d/i/adimsonbahar/secde_1253298469.jpg&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img03.blogcu.com/thumbs/a/d/i/adimsonbahar/secde_1253298469.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Rabbimiz! Ne olur, halimize merhamet et; et de nezdinde kurbet kahramanlığını ihraz etmiş se&amp;ccedil;kinlerin evsaf-ı hasenesiyle bizim ruhlarımızı da g&amp;uuml;zelleştir.. sevip hoşnut olduğun salih amelleri işlemeye bizleri de muvaffak kıl...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bendelerini de, s&amp;uuml;rekli Senin kapının aralanmasını bekleyen y&amp;uuml;z&amp;uuml; yerde, tevazu, mahviyet ve hac&amp;acirc;let kahramanlarından eyle.. bu marifete muhta&amp;ccedil; kullarını da marifet tecellilerin ile doyur!. &lt;a href=&quot;http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=880294&amp;amp;title=haftanin-duasi&quot;&gt; &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amin...&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/rahmet-kapilarini-acan-dualar_51537631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 18 Sep 2009 21:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hacı Ata'nın Ardından </title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/haci-ata-nin-ardindan_6874281.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/haci-ata-nin-ardindan_6874281.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.sizinti.com.tr/images/konular/348/348_7.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.sizinti.com.tr/images/konular/348/348_7.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Fatih Camii&amp;#8217;nin avlusunda son seferin için toplananlar, seni ne kadar tanıyordu bilemem; ama onların seni çok daha yakından tanımalarını isterdim. Duşanbe Ekonomi Lisesi&amp;#8217;ndeki suntayla ikiye bölünmüş odanın sana ait, ahşap dolaptan ve eski iki kanepeden müteşekkil kısmı bile onlara ne kadar çok şey anlatırdı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bazen Türkiye&amp;#8217;ye giderdin. Oradan döneceğini, odanın penceresine yuva yapan bir kumru müjdelerdi bize. Her defasında buna şahit olunca, o kumrunun nöbet bekleyen sâdık bir nefer gibi seni müjdelemek için oraya yerleştirildiğini anladık. Türkiye&amp;#8217;den döndüğünde ise, o kumru âdeta seni rahatsız etmemek için uçar giderdi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Duşanbe&amp;#8217;nin sıcak yaz günlerinde, on dakika güneş altında kaldığımızda bunalır, başımızı sokacak bir gölge arardık. Sen ise o yakıcı güneşin altına sırtında ceketinle çıkar ve &amp;#8220;Ben büyüğümden öğrendim, ceket giymek edeptir. Hepimizin bulunduğu ortamlarda bir ben, bir de o ceket giyeriz.&amp;#8221; derdin. İlerlemiş yaşına rağmen, sabahtan akşama kadar çoğu zaman yayan, bazen de kliması ve hiçbir lüksü olmayan bir arabayla oradaki fidanların geleceği için koşturup dururdun. &amp;#8220;Hacı Ağabey, sana Avrupa&amp;#8217;dan son model bir araba getirtelim&amp;#8221; diyenleri; &amp;#8220;Evlâdım, insanlar sokaklarda aç dolaşırken, siz bana nasıl böyle bir teklifle gelirsiniz?!&amp;#8221; diyerek yadırgardın. Akşamüzeri dönerdin okula. Gelmeni hasretle beklerdik. Lâcivert ceketin elinde yavaş yavaş çıkardın merdivenleri. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tercümanın olan delikanlı: &amp;#8220;Hocam bu ne enerji! Ayaklarımın altı şişti, Hacı Ağabey hiç mi yorulmaz?&amp;#8221; derdi. Odana çekilip, çoraplarını çıkardığında içim sızlardı. Ayakların davul gibi şişmiş olurdu. Bazen ayaklarındaki çatlaklardan kan sızardı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;18 .. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/haci-ata-nin-ardindan_6874281.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 27 Jan 2008 01:02:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dilimi değdirdiğim yere kalbim yetişir mi? </title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/dilimi-degdirdigim-yere-kalbim-yetisir-mi_5476711.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/dilimi-degdirdigim-yere-kalbim-yetisir-mi_5476711.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Dilimi değdirdiğim yere kalbim yetişir mi? &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Korkuyorum. Dilim kolayca dolanıyor süslü kelimelere. Büyük laflar damağımın her yanına yapışmış gibi. Dudağımdan sözler yâr yüzünden düşen yaşmak gibi kayıveriyor göğe. Göğsünde taşıdığını bilmiyor gibi, içinde büyüttüğünü tanımıyor gibi heceler. Ayrılık sözleri dilimden eksik olmuyor. Ölümü sıkça anıyorum belki. &lt;BR&gt;Hasret, hüzün, keder, sızı, sancı, ağrı, ölüm, ayrılık, özlem birer kelime sadece... Dile dokunduğunda acıtmıyor, kulağa vurduğunda can yakmıyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bunlar sözler, sadece sözler, sadece sözler. Ağzımda kolayca yankılanıyorlar. Bir çok kulağa çarpıyorlar. Belki bir kaç kalbe de iniyor. Havada asılı duruyor sesler. Harflerin zincirine tutunuyor sözler. Dört harf &amp;#8220;ölüm ve sadece iki hece. &amp;#8220;Ölüm&amp;#8221; derken, kelimenin tam ortasında dil damağa değiyor. Bitirdiğinde dudak dudağa kavuşuyor. &amp;#8220;Ölümmmm.. Buluşuyor dil ve damak. Isınıyor dudaklar, kavuşuyor. Kolay ölüm... bu kadar kolay. Demesi kolay.. Ya olması ölümün. Ya dudakları soğutması. Eşiğinde durmak son nefesin nasıl bir tükenmişlik. Nice bir yangındır ömrün bir nefese daha yetmemesi.. Ölümün kendisini ruhunla hecelediğin oldu mu? Ayrılığı kıvrana kıvrana içtin mi hiç? Hasretin tam ortasında kala kalıp zamanın kırık cam parçaları gibi gırtlağına battığını hissettin mi? &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Korkuyorum. Yalancı olmaktan korkuyorum. Dilimi değdirdiğim yerlere kalbimi yetiştirememekten korkuyorum. Dudaklarıma vuran sözlerin tenimde iz bırakmadan savrulması yalancı eder mi beni? Ya herşeyimi yitirmiş ve geriye sadece sözlerim kalmışsa? Kuru sözler, boş sözler, süslü sözler, içinde kalp olmayan kalp sözler... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ölümün yüzüne yüzünü değdiren ne çok yüzler oldu. Güldü mü ölüm onların yüzüne? Gözleri ölümün gözleri olunca neyi gördüler? Hangi hasretler koşuştu dudaklarına? Yarınlar var diye yarım kalmış işler, sonra söylerim diye söylenememiş sözler, sırası değil diye gecikmiş sevmeler ölümün eşiğ.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/dilimi-degdirdigim-yere-kalbim-yetisir-mi_5476711.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 07 Jan 2008 21:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Temennisi Gerçekleşti </title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/fethullah-gulen-hocaefendi-nin-temennisi-gerceklesti_4858537.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/fethullah-gulen-hocaefendi-nin-temennisi-gerceklesti_4858537.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/adimsonbahar_hocaefendi_2.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/adimsonbahar_hocaefendi_2.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;B&gt;Samanyolu Haber bundan yaklaşık bir buçuk ay önce Fethullah Gülen Hocaefendi'nin herkul.org internet sitesinde yayınlanan bir sohbetini haber yapmıştı.&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Gülen, bu konuşmasında önemli tavsiyelerde bulunuyor ve herkesi Güneydoğudaki vatandaşlarla kucaklaşmaya çağırıyordu. Hocafendi'nin bu çağrısı Kurban Bayramı&amp;#8217;nda Kimse Yok Mu Derneği&amp;#8217;nin organizasyonuyla hayata geçti. Anadolu&amp;#8217;nun çeşitli illerinden gelen onbinlerce yardımsever Güneydoğu halkı ile bayramlaştı. &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Fethullah Gülen Hocaefendi, herkul.org internet sitesinde yayınlanan bir konuşmasında Türkiye'nin ihtiyacı olan kardeşliğe vurgu yapmış ve yıllardır ihmal edilen Güneydoğulu vatandaşlarımızla kucaklaşılmasını tavsiye etmişti. Hocaefendi'nin bu temennisi kurban bayramında gerçekleşti ve Kimse Yok Mu Derneği'nin organize ettiği programlarda onbinlerce hayırsever, bayramı Güneydoğudaki illerde karşıladı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hocaefendi bir buçuk ay önceki konuşmasında, birlik-beraberlik noktasında, yapılan hamasi açıklamalarla bir yere varmanın mümkün olmadığını anlatıyor ve Türkiye'nin kenetlenmesini sağlayacak ciddi bir aksiyon gerektiğini söylüyordu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;LAF DEĞİL AKSİYON ÜRETMELİ&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;I&gt;Hani var ya, çok günümüzde telaffuz ediliyor; kederde, tasada, kıvançta bilmem ne de falan diyorlar. Lafta söyleniyor bunlar. Bunların da esas fiili durumu çok önemlidir yine. Nazari söylenilir de onlar destan gibi kalıyor. Esas ameli yön.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/fethullah-gulen-hocaefendi-nin-temennisi-gerceklesti_4858537.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 22 Dec 2007 22:32:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kulum Beni nasıl zannederse öyleyim!</title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/kulum-beni-nasil-zannederse-oyleyim_4842157.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/kulum-beni-nasil-zannederse-oyleyim_4842157.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Kulum Beni nasıl zannederse öyleyim!&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Rabb'imizin her şeyi bizim hesabımıza planladığını, hep bizi kurtarmaya matuf, bizi hep bir yere celbetmeye, cezbetmeye matuf olarak yarattığını görmek lazım. Namazı, orucu, haccı, zekâtı.. bela ve musibetler karşısında tavır değiştirmeden sağlam bir duruşu.. ahirete gitme isteğine rağmen O'nun emrine inkıyaden biraz daha burada kalmaya tahammül etme zorluğunu.. &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Hepsinin bizim lehimize planlandığını görmek ve hatta kendisine mülâkî olma (kavuşma) hususunda bile durumumuzu bu çizgide ayarlamak lazım. Mülakatımızın (buluşma, görüşme) daha derince olması için &quot;Benim burada kalmamı murat buyuruyorsan ben Sana firaka da katlanacağım. Vuslata da 'Bir miktar daha dur.' diyeceğim.&quot; deyip dünyanın boğucu atmosferini nimet bilmek lazım. Evet, bütün bunları bizim lehimize olan şeyler olarak görmeliyiz. Bu, Rabb-i Rahîm hakkında hüsnü zandır. &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&quot;Kulum Beni nasıl zannederse Ben öyleyim.&quot; hadis-i şerifini dar çerçevede anlamamalı; yani, &quot;Beni affeden bir Rabb'im var, mağfiret eden bir Rabb'im var, iyi yola sevk eden bir Rabb'im var.&quot; bunlar hüsnü zandır. Fakat bir de hayatımız adına takdir buyurulan her şeyde, her hesapta biz esas alınmışız. Profil gibi her şey bizim üzerimize işlenmiş ve biz nazara verilmişiz. Sürekli bu yönüyle Rabb'imize bakmak, Rabb'imiz hakkındaki hüsnü zannın ifadesidir. Sizi sürgün eder, bir başkasını zindana atar, bir başkasını başka bir imtihana tâbî kılar; hep hüsnü zan etmek lazım. O gaddar (zulüm ve hak.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/kulum-beni-nasil-zannederse-oyleyim_4842157.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 19 Dec 2007 22:08:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kurban Bayramınızı Tebrik Ederim...</title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/kurban-bayraminizi-tebrik-ederim_4842128.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/kurban-bayraminizi-tebrik-ederim_4842128.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/adimsonbahar_Kurban_Tebrigi.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=402 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/adimsonbahar_Kurban_Tebrigi.jpg&quot; width=486 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/kurban-bayraminizi-tebrik-ederim_4842128.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 19 Dec 2007 22:04:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bayram günahlarından uzak kaldınız mı?</title>
            <link>http://adimsonbahar.blogcu.com/bayram-gunahlarindan-uzak-kaldiniz-mi_4816300.html</link>
            <guid>http://adimsonbahar.blogcu.com/bayram-gunahlarindan-uzak-kaldiniz-mi_4816300.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Bayram günahlarından uzak kaldınız mı?&amp;nbsp; &lt;BR&gt;Maneviyat büyüklerinden biri yatsı namazından sonra caminin avlusuna çıkıp herkese elini uzatarak: &lt;BR&gt;- Bayramım mübarek olsun! diyerek tokalaşıyormuş. Kendisini ikaz etmişler:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Efendi demişler, bugün bayram değil, neyin tebrikini yapıyorsunuz? Cevap manidar: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Hayır, demiş büyük zat. Bugün benim bayramım. Çünkü demiş, bugün ben günah işlemedim. Günah işlemediğim gün benim bayram günümdür!.. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İşte size bir bayram tarifi. Daha doğrusu bizim de gönül verdiğimiz bayram anlayışı... Demek asıl bayram, günah işlemeden tamamladığımız günün bayramı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bundan dolayıdır ki, bilhassa bayram günlerinde günaha maruz kalmamaya çok dikkat edilir. Çünkü günah işlenen gün, bayram olmaktan çıkar, matem gününe bile dönüşebilir. Öyle ise bayram günlerini günah işleyerek matem gününe dönüştürmemeye dikkat etmek gerekir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;-Bayram günleri de günah işlenir mi? demeyesiniz. Asıl günahlar maalesef bayram günleri işlenir. Hatta öyle günahlar vardır ki, sadece bayram günlerinde işlenir. Onlara &quot;bayram günahları&quot; adı verilir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Nasıl mı olur bayram günahları? Arz edeyim. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Çocukları ve aile fertlerini bayram günü sevindirmezseniz, akraba ve komşuları ziyaret ederek hal hatır sorup bayramlaşmazsanız, sahip olduğunuz imkândan ihtiyaç sahibi yoksul yakınlarınıza, komşularınıza ulaştırmaz, sizi bekleyenlere ilgi göstermez, telefonla olsun gönüllerini alma gereği duymazsanız... başka günah aramaya hiç gerek yoktur bayramlarda. Bu ihmal ve ilgisizlikler yeter de artar bile bayram günahları olarak. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Halbuki, bayramı ortak olarak yaşayacaktık. Bilhassa yakınlarımızla, akraba ve dostlarımızla, komşularımızla yeniden bir daha kucaklaşacak, gönül alacak, kalp kazanacaktık bayram günlerinde... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bundan dolayı bayramdan önce verdiğimiz zekatımızla, fitremizle, diğer yardımlarımızla ihtiyaç sahipleriyle yeniden kucaklaşıyor, kon.. ( &lt;a href=&quot;http://adimsonbahar.blogcu.com/bayram-gunahlarindan-uzak-kaldiniz-mi_4816300.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 16 Dec 2007 01:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://adimsonbahar.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>